vk
Bugün size Kurşunlu köyünden ve Ege’nin toprağından Arnavut kökenli Fahriye abladan söz edeceğim.. 70 yaşında.
Ne zaman sıkıntıya düşsem, ne zaman bir sorunum olsa, her zaman hazır olan Fahriye abla, köyünün ablası, teyzesi, anne annesi…
Onu köy evinden koparmak öyle zor ki..
O kendi elleriyle boyadığı bembeyaz kireçli Rumlardan kalma köyevinde köyünün ilk okumuşu olan öğretmen eşi Salih Hoca (80 yaşında)ile tükenmeyen aşkları ile yaşarlar.
**
fahriye ablanın eviDeniz oksijeni , bahçesi de yaşımı..
Bin bir güçlükle, arada bir de olsa, beton yığını dairemde, bir-iki günde olsa beni kırmayarak konuk olan Fahriye abla, ‘merhabadan’ bir haber kat malikleriyle tanışmış, onlarına Fahriye ablası oluvermiştir.
Bu söylediklerim sizi şaşırtmasın, hiç tanımadığım komşuların isimleri sayıvermesine bir yana, dertlerini bile anlattı.
**
Fahriye abla yine konuğum.. Ama çok üzgün.
Zira insanları anlamakta gittikçe güçlük çekiyor. Bu nedenle de kış aylarında köyünü terk ederek Ege’nin sahillerinde yaşamaktan ise bu kez memnun.
O kuzenlerinin de annesidir. Yitirdiği ablasından sonra miras derdine düşen kuzenleri arasındaki bağı güçlendirme çabasındaydı!. Ancak insanlar ‘paraallah’ olunca teyzelerin bin nasihata bedel sözleri de yok sayılıyor.
Bayram günlerinde tüm akraba ,komşuların uğradığı Fahriye Abla’ya ve geçmişi yeni yeni hatırlayıp, konuşma çabasında olan beşinci felcini geçiren öğretmen eşi Salih hocaya yatağında saldırılıyor!..
Fahriye ablanın kuzenince..
Küfürler hakaretler yağıyor. Tepkisizlik ya da iki yaşlı insana böylesine bir saldırı-küfür-hakaret karşısında donuyor, komşu-akrabalar.
Öyle ki, bir kişi de kalkıp jandarmaya haber vermiyor.
**
Yine de kuzenini Allaha havale eden Fahriye abla bizim susmamızı istiyor. Ancak eşi Salih hocanın beynindeki hasar bu olay sonucunda derin bir iz almıştır.
İşte insanlar bu kadar kötü olmuşlar. Ben genliler. 30 yaşında – sanırım- bir Erkekcik’in yaptığına bakın…
Haneye tecavüz, küfür, hakaret. Adliyede böyleleri doludur. Cezası da ağırdır!.
Tek sebep ise, Salih hocamın o çocuk belleğinden zorlukla çıkardığı bir söz, ‘onu evime istemiyorum’..Ve en küçük Balhan(!) amcanın bu sözü taşıması.
Tüm cümle bu. Hocam, yanlış bir cümle de kullanabilirdi? Evine , yüreğine sığdırılamayan kişiler, kabul görmezler ise susmasını da bilmelilerdir!. Ama nerdeee..
El insaf el insaf..
Ben utanıyorum, böylesine paragöz ve altçukur sözcüklerinin olduğu , sarhoşluğuna sığınarak babaannesinin kardeşine ve yataktaki eşine küfürlü saldırıyor. Düne kadar o bir çocuktu oysa!..
O yine Fahriye ablanın müthiş hoşgörüsü ile kötü çocuk!.
**
Diyeceğim o ki, insan geni bencildir. Bilim adamları insan beyninin protein yerine DNA ürettiklerini savunuyorlar, son gelişmelerde.
Bazı insanların da beyinleri mikrop üretir.
Ve onların beyin ana maddesi Parallahtır!..
Evrimini tamamlayanlar çevreye uyum sağlayarak yaşar..Tamamlamayanlar ise un gibi uçar gider.
Kalan insan iskeletindeki insansız giysidir. Korkaklığıdır.
***
Richard Dawkins’in “ Gen Bencildir” (TUBİTAK yayınları) kitabını mutlaka öneririm.
.
- “Yaşamınız boyunca ne kadar bilgi ve akıl edinirseniz edinin, bir damlası bile çocuklarınıza genetik yollardan geçmez. Her yeni kuşak sıfırdan başlar. Bir beden genlerin kendilerini değiştirmeden saklama araçlarıdır”
- “Bir türü, diğer bir türden üstün kılacak hiçbir nesnel dayanak yoktur. Şempanze ve insan, kertenkele ve mantar, hepimiz, üç milyar sene kadar önce doğal seçilim olarak tanıdığımız süreç içinde evrimleştik” cümlelerini çizelim.
Bilimsel araştırmalar genlerimizin belirli nitelikleri arasında “bencil olduğu”nu kanıtlıyor.Ondan mıdır ki, insan mayası doğanın en büyük kapitalistidir. Doğa ise sosyalisttir, barışcıdır. Üstelik insandişi-erkeğine üretimini sunar . İnsan ise bir kibritle bile doğayı yok eder..İnsan cinayet işler, küfür eder, işkence yapar..Hayvanlar hiç cinayet işler mi? İşkence yapar mı?
İşte düşüncesizliğin kibritinde bir kuzen daha kendini yok etti.
Fahriye teyzelerin yüreğinden silinerek!.
Hoşgörüyle kalınız…
(*annem)

Rabiş halameltisiyle
1 yorum:
okurken içim titredi..hayat ,''paraalah''oluyor gittikçe dedirten cümlelere....
Yorum Gönder