Loading...
Öyle bir dünya düşleyin ki, üzerinde yaşayan herkes, insanlığın sahip olduğu tüm bilgiyi paylaşabilsin .

***

...bir fırtına çıkaramadıysan yaşamından bir kişiye bile ulaşamamışsın demektir... .

Pazar, Eylül 28, 2008

Çocukluğumuzun ‘ŞEKER’ Bayramları

vicdan kayır

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın: “Bayram adını değiştirdi. Ne oldu bayramın adı? Tatil. Olmaz. Adını bir başka türlü de değiştirmişler şimdi: Şeker Bayramı. Bu dört dörtlük bir Ramazan Bayramı, ne Şeker Bayramı... Bunlara fırsat veremeyiz, vermemeliyiz” ..sözleri..

Doğrusu hiç düşünmemiştim, ‘bayramın elbisesinin ‘şekersiz’ olacağını
Şimdi bu da nerden çıktı?
‘..dört dörtlük bayram..Bunlara fırsat veremeyiz…’
Dedem Ramazan derdi, Babam da ramazan bayramı ve şeker bayramı der. Ama biz çocuklar ‘Şeker Bayramı’ derdik. Ve şimdiki çocuklar da ‘Şeker bayramı’ diyorlar. İşte cevabı çocuklar veriyor. Ramazan olsa ne olur, Şeker olsa ne olur. Bayram var bayram. Üstelik Ramazan Bayramı şeker bayramı olarak anılıyorsa, bunda öfkelenmek yerine, sevinmek gerekir ..Şeker tadında günler…Tatlılar, çikolatalarla..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeminde bu kez de “Ramazan Bayramı mı? Şeker Bayramı mı?” sorusunu kültür erozyonu olarak değerlendirmesi var. Ne kadar yanlış..
AKP’nin iktidarı ile birlikte Şeker Bayramı/Ramazan Bayramı ayrımı sözcükleri tespih taneleri gibi dökülüverdi. Üstelik Başbakan Erdoğan’ın sandığı gibi bu yeni icat olmuş bir şey değil. Şeker Bayramı olarak anarız . Ancak Şeker Bayramı icadını ‘fesat’, ‘tatil günleri ‘ belirlemesi ile dile getiren Başbakan’ın sözleri karşısında dehşete düşmemek elde değil. Hemde bayram üzerine söyleniyor.

** Ne demek ‘Bunlara fırsat vermemeliyiz’? Bayramın, Şeker Bayramı olarak dile getirilmesine öfke niye. ‘Fırsat verip vermemek’ ne demek? Tüylerim diken diken oluyor..Bayramları bile ‘tehdit’ takvimlerine götürmektir bu.
Bu sözlerinin derinliğini hesaplamadan konuşamaz bir Başbakan..
İstediği kadar ‘iyi niyet’ göstersin..
**
Her şey bitti, şimdi sıra Ramazan bayramına geldi.
Evet ramazan bayramı aynı zamanda tatildir. Çocuklar için bulunmaz bir fırsattır. Hatta ki, büyükler içinde ..
Ama bayram tadını yaşamak isterseniz yaşarsınız.
Aile büyükleri , akrabalar, dostların buluştuğu ve çocukların elele olduğu gün , bayramdır.
O nedenle Bayram elbisesi denir; ‘Ramazan elbisesi’ denmez.
Bilim adamları big bang ile tanrının tozunu arar iken, Başbakanımızın beyin küresinden ‘ramazan bayramı’nın tatil –şeker bayramı olarak anılmasına öfkesini anlamak mümkün değil.
Hele ki yoksulluğun haritasında dünya ülkelerinin en üstlerinde yer alır iken.. Ucuz şekerle bayram gününü geçirmeye çalışan yoksulluğumuzda, asgari ücretin acı şeker hallerinde iken,
Şeker Bayramı, sözüne bozul. Yahu Şeker bile acılaştı …

**
İçimdeki çocuğun ‘şeker bayramını’ alamayacak Başbakan!..
Bayramlar çocuklar için olduğu kadar büyüklerin de buluşması tatlıların dillerde kavuşması, küslüklerin bittiği anlardır.
Biz öyle yetiştik.
Özellikle bayramlarda cepli elbise dikerdi annem, ceplerimize şeker, kuruüzümlü leblebi koyardık. Bazı arkadaşlarımız bez torbalarına koyardı. . Arada da bozuk paralar karışırdı çerez , şekerle..
Ne müthiş bir duygudur.Annem arife gecesinden yüsük kınası için iplikle sanat eseri gibi kınayı parmaklarıma işlerdi. Elimi torbanın içinde kıpırdatamazdım bozulacak diye.Sabaha kadar annemi, elbisemi yetiştirme telaşında seyrederken uyuya kalırdım. Uyandığımda Baklava şerbetlenmiştir. Ev tertemizdir. En iyi divan örtüleri örtülmüştür. Sandalyede çoğu teyelli duran bayram elbisemi geçiverirdim . Hemen telle saçımı topuz yapar, inanır mısınız başım ağrırdı, öyle gererdi ki saçımı. Ama mühim değil. Bayram da güzeldim ya..
**
Şimdi bizler geldik 50’lili yaşlara…Bayramlar acılaşmış şeker tadında olsa da, biz yine aile geleneğimizle, bayramdan bir gün önce annemlerdeyiz…
Bursa’da olduğum zamanlar çocuklar kapımızı çalar . Ve üzülürüm.
Çocuklukları yok edilen çocuklar bayramda hiç bilmedikleri rasgtgele apartmanların kapılarının zillerini çalarlar .
Açtığınız an bir sürü çocuk karşınızdadır. Şeker uzatırsınız, burun kıvırırlar, çikolataya evet. ‘para yok mu, bozukluk yani..’ diyen bir ağabeyleri vardır. Eğer para verirseniz, tüm çocular sıraya girer işte o anlarda.
Kent tehlikesinde yanlış bir kapı çalınma ihtimali yok mudur? Tedbirsizliğin sonucu çocukların tehlikede olabilme ihtimali çok büyük.
Aman diyorum aman, çocuklarınızı koruyun ‘Şeker Bayramı’nda , tanımadıkları insanların kapılarına gitmesinler.
Şekerli Bayramlar…
**

0 yorum: